Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul'da düzenlenen Uluslararası Adalet Zirvesi'nin kapanış programında küresel adalet ve hukuk sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Küresel barışın ancak adalet ve ortak vicdan temelinde kurulabileceğini belirten Bakan Gürlek, adaletin güçlülerin bir lütfu değil, her insanın doğuştan gelen hakkı olduğunu vurguladı.
Konuşmasında dünyanın farklı bölgelerindeki insanlık dramlarına dikkat çeken Gürlek, insanlık vicdanının her acıya aynı hassasiyetle yaklaşması gerektiğini ifade etti. Afrika'daki açlık ve hastalıktan Gazze, Lübnan ve Suriye'de yaşanan çatışmalara kadar her coğrafyadaki acının aynı ölçüde karşılık bulması gerektiğini dile getiren Gürlek, “Adaleti yalnızca kendimiz için değil, herkes için isteyelim. Çünkü adalet paylaşıldıkça barış da çoğalır” dedi.
İkinci Dünya Savaşı'nın ardından kurulan uluslararası mekanizmaların ve Birleşmiş Milletler'in mevcut yapısının sorgulanması gerektiğini belirten Gürlek, küresel sistemin yeni risklerle karşı karşıya olduğunu kaydetti. İbn Haldun'un "Zulüm medeniyeti ve kalkınmayı harap eder" sözünü hatırlatan Gürlek, uluslararası hukukun herkese ve her şartta aynı ölçüyle uygulanmasının mağdurların yaralarını saracağını ve hukuka duyulan güveni güçlendireceğini belirtti.
Türkiye'nin bölgesel istikrara ve komşuluk ilişkilerine verdiği öneme değinen Gürlek, Şeyh Edebali'nin "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" felsefesiyle hareket ettiklerini ifade etti. Sınırları aşan sorunlarla mücadelede uluslararası iş birliğinin artırılması gerektiğinin altını çizen Gürlek, adalet evrenselleştiğinde insanlığın ortak geleceğinin de güçleneceğini kaydetti.
Programın sonunda Adalet Bakanı Akın Gürlek, Uluslararası Adalet Zirvesi anısına üzerinde 'Adalet Mülkün Temelidir' yazılı tabloyu takdim etti. Kapanış programına çok sayıda ülkenin adalet bakanları, yüksek yargı kurumlarının başkanları, milletvekilleri ve bürokratlar katıldı.