Bakan Tekin mesajında şu ifadeleri kullandı:

"Haysiyet Müdafaasından İstikbal İnşasına Çanakkale Ruhu...

Çanakkale; bir coğrafyanın müdafaasından öte, bir milletin varlık iradesini tarihin kayıtlarına kanla ve inançla mühürlediği muhkem bir kale, bir ruh evrenidir. Bugün, bu muazzam zaferin 111. yıl dönümünde, tarihin akışını değiştiren o büyük mücadelenin mirasçısı olmanın gururuyla ecdadın manevi huzurundayız.

O gün boğazın serin sularına, koskoca bir donanmayla birlikte karşımızda saf tutan, küstah, sömürgeci bir zihniyet de gömülmüştür. Milletin haysiyetini hedef alan o karanlık kuşatma, vatan evlatlarının sarsılmaz duruşu ve çelikleşmiş iradesi karşısında darmadağın olmuştur. Çanakkale; dilleri, renkleri ve kıtaları farklı istilacıların kuşatmasına rağmen esareti asla kabul etmeyen dik duruşun ve hürriyet uğruna ölümü saadet bilen bir inancın zuhur ettiği mekândır.

Çanakkale ruhu, bir milletin imanla perçinlenmiş iradesinin tarih karşısında aldığı en net tezahürdür. Mehmet Akif'in ifadesiyle "Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat iman?" sorusu, bu mücadelenin aslında inançla ve ahlakla verildiğinin altını çizer. O iman, modern dünyanın bütün yıkıcı araçları karşısında bile sarsılmamış; "Bir hilâl uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor" dedirten fedakârlıkla vücut bulmuştur. Bugün bu ruhu diri tutmak, onu genç nesillerin karakter dünyasına taşımakla mümkündür. Eğitim anlayışının esası da tam burada şekillenmektedir: Bilgiyi hikmetle, kudreti sorumlulukla, başarıyı ise vefa ve merhametle birlikte düşünen bir şahsiyet inşası. Çanakkale'de yoğrulan bu karakter mayası, geleceği omuzlayacak nesiller için hâlâ en sağlam istikamet kaynağıdır.

Eğitim camiası olarak, maarif davasını bu tavizsiz iradenin üzerine inşa etmekteyiz. Çanakkale'de sergilenen o muazzam feraset, müfredatta bir bilgi yığını olarak kalmaması gereken, evlatların şahsiyetini yoğuran diri bir cevherdir. Geleceğin büyük Türkiye'sini kuracak gençler; vatanını, bayrağını ve mukaddesatını her türlü namert elden korumaya yeminli, millî ve manevi değerlerinden aldığı güçle kendi yönünü tayin edebilen bir karakterin temsilcileridir.

Zamanın ve mekânın sınırlarını aşan bu büyük zafer, bize şunu ihtar etmektedir: Bir milletin asıl gücü, evlatlarının kalbindeki hürriyet aşkından ve vatan sevgisinden neşet eder. Vazife, tarihe sığmayan bu kahramanlık ruhunu, değer aşınmasının iyiden iyiye belirginleştiği dijitalleşen dünyanın karmaşası içinde yönünü arayan her bir öğrencinin kalbine nakşetmektir. Okullar, bu mukaddes emanetin korunduğu, bilginin hikmetle harmanlandığı ve Çanakkale ruhunun her daim nefes aldığı birer irfan yuvası olmak mecburiyetindedir.

Bu yüksek şuur ve sorumluluk duygusuyla, bu kutsal mirası bırakanları anmak en büyük vefa olmalıdır. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere toprağa düşmüş her bir şehidi rahmet ve minnetle yâd ediyorum. Onların aziz hatırası, maarif ordusunun en güçlü ilham kaynağı olmayı sürdürecektir. Ruhları şad, mekânları cennet olsun."

Haber: Dursun BÖLÜK

Önceki Haber Bursa'da 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi Kutlandı
Sonraki Haber Bursalı Öğrenciler Çekya'da Robotik Yarışmasında Başarı Elde Etti

Yorum Yap