İklim değişikliği ve su verimliliği konularının masaya yatırıldığı “Balıkesir’in Su Varlığı Çalıştayı”nda konuşan su yönetimi yetkilisi, suyun sadece doğal bir kaynak değil aynı zamanda şehrin temel güvencesi olduğunu belirtti. “Güçlü şehirler, geleceğini koruyabilen şehirlerdir. Bu anlayışla hareket etmeye, birlikte üretmeye ve Balıkesir’in yarınını hep birlikte güvence altına almaya devam edeceğiz.” dedi.

Balıkesir Belediyesi ve Balıkesir Kent Konseyi iş birliğinde su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımını teşvik etmek amacıyla düzenlenen “Balıkesir’in Su Varlığı Çalıştayı”nda uzman akademisyenler ve paydaşlar bir araya geldi. Avlu Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşen çalıştayda Balıkesir’in su kaynaklarını korumak, verimli ve sürdürülebilir şekilde yönetmek adına üç grup halinde toplantılar yapıldı. İlk grubun “Su Yönetimi ve Verimliliği”, ikinci grubun “Su ve İklim Değişikliği” ile üçüncü grubun “Su Varsa Hayat Var” başlığıyla gerçekleşen oturumlarda uzman isimler suyun bugünü ve yarınını konuştu. Çalıştayın kapanışına katılan su yönetimi yetkilisi, “Güçlü şehirler, yalnızca bugünü iyi yöneten şehirler değildir. Güçlü şehirler, geleceğini koruyabilen şehirlerdir. Bu anlayışla hareket etmeye, birlikte üretmeye ve Balıkesir’in yarınını hep birlikte güvence altına almaya devam edeceğiz.” dedi.

“SU, GELECEĞİN TEMEL GÜVENCESİDİR”

Suya sadece bugünün ihtiyacı olarak bakılmaması gerektiğini belirten su yönetimi yetkilisi, suyun aynı zamanda bir şehrin yarını olduğunu söyledi. Suyun hayatın temel akışını belirlediğine dikkat çeken yetkili, “Üretimin devamlılığını, toprağın bereketini, şehirdeki düzeni, yaşam kalitesini belirler. Aynı zamanda bir kentin dayanıklılığında, kırılganlıklarla mücadelesinde ve geleceğe ne kadar hazır olduğunda çok önemli bir rol oynar. Bu yüzden su, bir doğal kaynak olmanın ötesinde, bir şehrin geleceğini taşıyan temel güvencedir. Balıkesir, bu gerçeği en derinden hisseden şehirlerden biri. Geniş tarım alanlarıyla, güçlü üretim kapasitesiyle, kırsal yaşamın canlılığıyla ve doğal zenginlikleriyle bu şehir için su adeta bir can damarı diyebiliriz. Balıkesir suyun ritmiyle üretim yapan, suyun dengesiyle büyüyen bir şehir. İşte bu yüzden şehrin su ile olan ilişkisi, yalnızca bugünü etkilemiyor. Üreticinin yarınını, kırsal hayatın sürekliliğini, şehir ekonomisinin dengesini de etkiliyor. Ve en önemlisi de, çocuklara nasıl bir Balıkesir bırakılacağı doğrudan etkiliyor. Bu yüzden su meselesini, yönetim anlayışının en temel sorumluluk alanlarından biri olarak görüyorum. Bu doğrudan geleceği koruma meselesidir.” diye konuştu.

“ÇALIŞTAY, BÜYÜK ANLAM TAŞIYOR”

Yerel yöneticiler olarak yalnızca bugünü yönetmekle yetinemeyiz. Aynı zamanda yarını korumak, kaynakları doğru kullanmak ve bu şehrin doğal varlıklarını bir emanet hassasiyetiyle sahiplenmek zorundayız.” diyen yetkili, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Çalıştayın üst başlığında da yer alan “Sürdürülebilirlik” kavramı bugün artık kağıtta yazan bir kelimeden çok daha fazlası. Biz, bunu her gün her an yeniden idrak ederek çalışıyoruz. Suyun verimli kullanımı, su kaynaklarının korunması, iklim değişikliğinin etkilerine karşı hazırlıklı olmak, tarımda sürdürülebilirliği sağlamak ve su yönetimini bilimsel bir zemine oturtmak… Tüm bu başlıklar birbirinden bağımsız konular değildir. Hepsi aynı sorumluluğun farklı yüzleridir. O sorumluluk da çok nettir: Bu şehirde hayatın kesintisiz devam edebilmesini sağlamak. “Su Kaynaklarının Sürdürülebilir Kullanımı” temasıyla gerçekleştirilen “Balıkesir Su Varlığı Çalıştayı” bu açıdan çok büyük anlam taşıyor. Bilimin, saha deneyiminin ve kurumsal birikimin bir araya geldiği bu zemine eskisinden çok daha fazla ihtiyaç vardır.

“GÜÇLÜ ŞEHİRLER, GELECEĞİNİ KORUYABİLEN ŞEHİRLERDİR”

Su meselesini tüm yönleriyle birlikte, entegre bir biçimde ele almak gerektiğinin altını çizen yetkili, “Bir kurumun tek başına çözebileceği bir mesele değildir. Bu, birlikte düşünmeyi ve birlikte hareket etmeyi gerektirir. Akademinin bilgisi, kamu kurumlarının tecrübesi, merkezi yönetimin kaynak ve kapasitesi, yerel yönetimlerin sahadaki gücü ve kurumdan bireye tüm paydaşların katkısı bir araya geldiğinde, ortaya çok daha güçlü bir yol haritası çıkar. Suyu koruyan, verimli kullanan, geleceği gözeten ve sürdürülebilirliği hayatın her alanında öne çıkaran bir anlayışla yürüyoruz. Çünkü biliyoruz ki su varsa hayat var. Su varsa gelecek var. Şehrin geleceğini şansa bırakmadan, bilinçli ve planlı bir şekilde inşa etme imkânı verir. Bu çalıştaydan çıkacak her fikir, her öneri ve her katkı bu açıdan büyük değer taşımaktadır. Burada kurulacak ortak aklın, Balıkesir’in su politikalarına yön vereceğine ve uzun vadeli güçlü adımların temelini oluşturacağına yürekten inanıyoruz. Çünkü güçlü şehirler, yalnızca bugünü iyi yöneten şehirler değildir. Güçlü şehirler, geleceğini koruyabilen şehirlerdir. Bu anlayışla hareket etmeye, birlikte üretmeye ve Balıkesir’in yarınını hep birlikte güvence altına almaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

ÖZTÜRK: “SUYUN HER DAMLASI KIYMETLİ”

Su yoksa hayat da yok” diyerek konuşmasına başlayan Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi (BASKİ) Genel Müdürü, “Suyumuzun her bir damlasına sahip çıkmamız gerekiyor. Suyun her bir damlası artık çok kıymetli. Suyumuzu korumak adına gösterilecek çaba insanlığa duyduğumuz saygının ifadesi olacak. Unutmayalım ki ‘Su yönetimle korunur, tasarrufla çoğalır.’ Ben bu çalıştayda emeği olan herkese teşekkür ediyorum.” dedi

Haber: Dursun BÖLÜK

Önceki Haber UCLG-MEWA Zirvesi Balıkesir'de Gerçekleşti: Çevre Mesajları Verildi
Sonraki Haber BALMEK Kursları Kırsalda Tam Kapasiteyle Faaliyet Gösteriyor

Yorum Yap