Site rengi

Tasarım

ALTIN 449,54
DOLAR 7,8187
EURO 9,3602
BIST 1.329
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14 °C
Az Bulutlu

Kur artışını yerli üretim ve ihracat durdurur! Yatırım ortamını iyileştirmeliyiz

09.11.2020
6
A+
A-

İmalatçılar, kurda görülen ani artışları önlemenin yolunun yerli üretimden geçtiği görüşünde birleşiyorlar.

Kur artışını yerli üretim ve ihracat durdurur! Yatırım ortamını iyileştirmeliyiz
REKLAM ALANI

MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, üretime paralel olarak ihracatın artacağını kaydederek, “Böylece ithalat düşecek, döviz ise yükselmeyecektir” diyor.

Anadolu’yu turluyor, üyelerinizle bir araya geliyorsunuz. İklimi nasıl görüyorsunuz?

Ben 6 ili dolaştım. Üretim yerlerinde hava çok iyi. Fabrikalar aktif. Bu, bizi mutlu ediyor ve umutlandırıyor. Firmaların sorunları yok mu? Var. En büyük sorunları hammadde tedariki. Malum hammadde fiyatları önemli oranda arttı. Firma temsilcileri, “Hammadde bulsak yeterli” diyorlar.

İSTENEN PARAGRAFTAN SONRA ÇIKAN REKLAM ALANI - 1

Çok umutluyuz

Türkiye, tedarik üssü olarak konumlandırılıyor, Çin’in rakibi olarak görülüyor. Bu algıya katılıyor musunuz, ilerisi için umutlu musunuz?

Tabii ki çok umutluyuz, ümitvarız. Çünkü Çinliler ülkemize akın ediyorlar. Konut ediniyorlar. Diğer taraftan Arapların ilgi odağı konumundayız. Türkiye’ye gelmeye iştahlı varlıklı aileler de var. Biz de bu yönde önemli adımlar atıyoruz. ailelerin ülkemize gelmeleri burada birleşmeler, devralmalar yapmaları için gerekli girişimlerde bulunuyoruz.

Yolumuz açık

Yabancı yatırımcıların iştahını arttırmamız olumlu bir haber.

Elbette. Ama şu muhakkak ki biz de yatırıma iştahlıyız. Örneğin Çin, dünyaya üretim yapıyor. Ne var ki bu ülkeye hammadde ve ara mamul gerekli. Benim 140 ülkeye ihracat yapan üyelerim var. Çin’e ihracat yapıyor ama orada ürün üretme noktasına gelmişler. Çünkü Çin’de yoğun bir üretim var ama tedarik konusunda sıkıntılarla karşı karşıya kalınıyor. Buna mukabil Türkiye’nin ihracat konusunda önü açık. Ancak ara malı ithalatının aşağı çekilmesi, yerli üretimin teşvik edilmesi şart.

Sanal fuarlar ön planda

Tabii yatırım kadar ihracat da önemli. Bu alanda yeni bir başarı öyküsü ortaya koymamız için neler yapılmalı?

Tanıtıma odaklanmalıyız. Sanal fuarlar yapmalıyız. Biz bunu yaz döneminde deneyimledik. 13 ilimizden firmaları buluşturan sanal fuar yaptık. İlk intibaımız olumluydu. Şu hakikat ki pandemi tehdidi devam ediyor, internet kullanımı ise artıyor. Haliyle üreticiler ile ihracatçılar dijital ortama yöneliyorlar. Ve sanal fuarlar öne çıkıyor. Öyle anlaşılıyor ki bu Covid-19 riski yarın bitmeyecek. İşte onun için biz, dijital toplantılar ve uygulamalar yapmaya devam edeceğiz.

Dikkat çeken uyarı

Şu sıralar dolar kurunda gelgitler görüyoruz. Bu gelgitler üreticiyi kaygılandırıyor mu?

Bu, Türkiye’nin bir standardı. Çünkü biz, döviz basmıyoruz. Malumunuz Merkez Bankası rezervleri bir miktar eridi, şu anda swap anlaşmalarıyla yola devam ediliyor. Yapılması gereken üretimi arttırmak. Zira üretim arttıkça enflasyon gerileyecektir. Enflasyona paralel olarak faiz oranları da inecektir. Üretime orantılı olarak ihracat artacaktır. Böylece ithalat düşecek, döviz de yükselmeyecektir. Fakat tersi olursa, üretim yapılmazsa sıkıntıyla karşı karşıya kalınır. Tüketimde eksiklik yok. Tüm ürünler tüketiliyor. Ancak üretim yeterli mi? Değil. Yani ara malı ithalatı yüzde 80’ler seviyesinde. Onun için yerli üretimin teşvik edilmesini savunuyoruz.

Kayıtsız kalamayız

Dolar ve Euro’da iniş çıkış devam ediyor. Dünyada olan bitenlere kayıtsız kalamıyoruz. Ama bizim yapmamız gereken belli. Ne yapmalıyız? Evvela yatırım ortamını iyileştirmeliyiz. Ancak bu şekilde yeni ve ciddi yatırımlar gelir. Firmaların imalat ile ihracat yapmalarını teşvik etmemiz şart.

Yani hammadde ve ara mamulde dışa bağımlılığı aşağı çekmeliyiz.

Elbette. Gıdada da öyle. Buğday ve yem bitkisi ithalatımız var. Bunları Türkiye’de üretmenin yollarını aramamız gerekiyor. Unutmayalım ki bunları üretirsek istihdam artar, ithalat geriler. Ara malının yanı sıra bunları da ithal ediyoruz. Öbür taraftan şu anda 1.600 cc motor bulamıyorsunuz. Dünyada motor sıkıntısı var. Covid-19’dan ötürü üretim daralmış ama bizim bu alanda 800 milyon dolara varan ithalatımız var. Ayrıca makine aksamlarını ithal ediyoruz. Türkiye’de makineci mi yok. Onun için bir araya gelmekte, el ele vermekte fayda görüyoruz.

TOGG da vitrine çıkıyor

Anladığımız kadarıyla MÜSİAD EXPO’da temel vurgunuz ‘Türkiye’yi tedarik üssü yapmak, yerli üretimi arttırmak, ihracatı arttırmak’ olacak. Bu vurguya eklemeler yapacak mısınız?

Evet. Bir kere yerli üretimi eksene almalıyız. Bizim yeni ve yerli ürünlerimiz çok. Bu ürünlerimizi ön plana taşımalıyız. Onun için MÜSİAD EXPO’da Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) markalı arabamıza, Günsel’e yer vereceğiz. BMC’nin ise yerli otobüs ve kamyonlarını tanıtacağız.

Kredi maliyetleri yüksek

Sizce faiz oranları yatırımları teşvik ediyor mu?

Şu anki faiz oranları yatırım için uygun değil. Yatırımı teşvik etmiyor. Bu kredi maliyetleriyle yatırım yapmak güç. Ama bizim alternatiflerimiz var. Çok ortaklı yapıları hayata geçirebiliriz. Biz, firmalara “Bankalara mecbur değilsiniz” diye sesleniyoruz. Tasarrufa dayalı sistemleri tavsiye ediyoruz. Şükür ki firmalar tavsiyemize uyuyor. Biz bankaya mecbur değiliz. Bankasız çalışabiliriz. Bunu ben yaptım, 30 senedir yapıyorum. Gelinen aşamada yatırım planlayıp yürütebiliriz. Ama faiz oranlarına takılıp kalırsak yatırım yapamayız. Bu arada her platformda katılım bankalarına da çağrıda bulunuyoruz. “Kredi vereceğinize gelin firmalara ortak olun. Daha fazla kazanın” diyoruz. Böyle bir adım atıldığı takdirde ticaret artar. Bu sözünü ettiğim model, hem bankaya hem firmaya kazandırır. Örneğin bir bankamız 50 firmayla ortaklık yaptı. Bu ortaklığın meyvelerini vereceğini umuyoruz.

REKLAM ALANI
ETİKETLER: , , , , ,
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.