BAKAN TEKİN'DEN 10. YILINDA "15 TEMMUZ" DEĞERLENDİRMESİ
9
Güncelleme : 14.07.2026 13:24
Yayın : 14.07.2026 13:23
Bakan Tekin, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin 10'uncu yılında Anadolu Ajansına değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye'de demokratik güçler ile vesayetçi yapılar arasında bir mücadele olduğunu belirten Tekin, geçmişte dış güçler ve paydaşları tarafından millî iradeye "ket vuracak" darbe ve muhtıra benzeri girişimlerin yaşandığını anımsattı.
FETÖ'nün dershane ve okulları aracılığıyla toplumun tüm noktalarına ulaşmaya çalıştığını hatırlatan Tekin, şunları kaydetti:
"Toplumun her kesimine, her coğrafi, etnik, kültürel, dinî kimliğe rahatlıkla ulaşabilecek bir enstrüman, eğitim çünkü bizim milletimiz çocuğunun eğitimini her şeyden önemli görüyor ve çocuğuna bu anlamda hem pozitif bilimleri hem de millî manevi değerleri verdiğini düşündüğü yapılara karşı yumuşak, hoşgörülü davranıyor, çocuklarını onlara emanet ediyor. Vesayetçi güçlerin tam da aradığı enstrüman, bu işlevi yerine getirecek yapı..."
Bakan Tekin, 28 Şubat "postmodern darbesi"ni gerçekleştiren vesayetçi güçlerin FETÖ ile ortak çalıştıklarını vurgulayarak, "28 Şubat'ta Fetullah Gülen'in televizyonda, canlı yayında 'Okullarımın ve dershanelerimin anahtarlarını 28 Şubat iradesine vermeye hazırım.' demesiyle, 28 Şubat sürecinden sonra FETÖ'nün dershane ve okullarının sayısının asimetrik bir biçimde artması, bu söylediğimi ispatlayan bir şey." dedi.
"Vesayetçi güç, adım adım bir süreci örmüş"
Milli kaynakların israf edilmemesi ve demokratik yollarla seçilmiş siyasal otoritenin üzerindeki vesayetin kalkması adına, dershanelerin özel okula dönüşmesini teklif ettiklerini anımsatan Tekin, buna ilişkin hazırladıkları politika taslağının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmelerinden sızdırılarak kapatılan Zaman gazetesinde manşet yapıldığını anlattı.
Bakan Tekin, şunları ifade etti:
"Kasım ayının başında Zaman gazetesi bu manşeti yayımladı. O dönemin koşullarında yaptığımız toplantılar ve görüşmelerde, çok üst düzey bir FETÖ'cü, Zaman gazetesinin o zamanki genel yayın yönetmeni şu cümleyi kullandı: 'Siz şimdi bunları yapmak istiyorsunuz, 45 gün sonra hiçbiriniz olmayacaksınız.' Peki, 45 gün sonra ne var? 2013 Kasım ayından bahsediyoruz, 45 gün koyuyoruz üzerine, seçim yok 2013 yılında. Ne olacak acaba 45 gün sonra bilmiyoruz ama '45 gün sonra siz göreceksiniz!' tehditleri sadece o kişiden değil, burada onların temsilcisi olan kişilerden de bizlere ulaştı.
45 gün sonra 17-25 Aralık yargı darbesi dediğimiz olay oldu. Yani bir vesayetçi güç, 28 Şubat 1997'den itibaren adım adım bir süreci örmüş. Biz, onların kurdukları bu düzeni bozacak, millî iradeyi egemen kılacak, millî eğitimin ve siyasal otoritenin politikalarını vesayetçi yapılardan kurtaracak bir adım atar atmaz, oyunlarının bozulduğunu fark ettikleri için kurguladıkları oyunu sahneye koymaya başladılar."
Süreci millî irade, demokrasi ve cumhuriyet değerlerine sahip çıkacak perspektifle ele aldıklarını dile getiren Tekin, 2013-2016 arasında FETÖ ile iltisaklı Bakanlık çalışanlarını ve özel öğretim kurumları bünyesinde açılan yapıları tespit ettiklerini belirtti.
"Millî iradeye sahip çıkacak adımlar devam edecek"
Bakan Tekin, "15 Temmuz" darbe girişimi sonrasında örgüt elemanlarının kamudan ihraç edilmesi sürecinin başladığını anımsatarak, şunları kaydetti:
"Bakanlıkta 33 bin civarında kamu personelinin tamamına yakını öğretmen olmak üzere ihraç işlemini yaptık. İltisak ve irtibatları ilgili kamu otoriteleri, emniyet, jandarma ve MİT'in tespit ettiği istihbarat bilgiler doğrultusunda. Peşinden 3 bin 500'e yakın kurum, okul, pansiyon ve benzeri yapının kapatılması sürecini yürüttük. O tarihten sonra da bu konuda teyakkuz hâlinde olduk. Biz, o mücadeleyle ilgili atılması gereken bütün adımları zaten atmıştık ama şu konu bizim için çok hassas: Millî iradenin, demokrasinin, millet egemenliğinin önünde sıkıntı üretebilecek hiçbir yapıya, kamu otoritesi olarak bizlerin müsaade etmemesi gerekiyor. Bu konuda gerekli tedbirlerin alınması gerekiyor ve biz de şu anda bu anlamda teyakkuz hâlindeyiz. Demokrasimize, cumhuriyetimize, millî iradeye sahip çıkacak adımlar konusunda hep çalışma devam edecek."
"Emperyal yapılarla mücadele edecek bir müfredat"
Bakan Tekin, özel öğretim kurumlarında FETÖ gibi yapıların yeniden oluşmasını önlemek için somut anlamda atılan denetim, inceleme ve araştırma gibi adımların olduğunu ifade etti.
FETÖ'yü kullanan emperyal güçlerin, tüm insanları kendi hedeflerine yöneltmek için bir kültür emperyalizmi yaydığını, bunu "dünya vatandaşlığı" kavramı adı altında yaptığını anlatan Tekin, emperyal güçlerin Türk milletini diğer milletlerden ayrıştıran toplumsal, kültürel, ahlaki ve millî değerlerini kendi empoze ettikleri değerlerle değiştirmeye çalıştıklarını ancak bunun önlenmesi için çalışmalar yaptıklarını söyledi.
Bakan Tekin, şöyle konuştu:
"Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli adını verdiğimiz müfredat çalışması bizi biz yapan, bizim binlerce yıllık tarih ve kültür geçmişimizi çocuklarımıza yeniden kazandıracak. O küresel emperyal yapılarla sağlıklı bir şekilde mücadele edecek bir müfredatı çocuklarımıza vermek durumundayız. Bir kere FETÖ ile mücadele öncelikle buradan başlaması gerekiyor. Bunu yapmak zorundayız ki çocuklarımız demokrasimize, devletimize, milletimize, cumhuriyete, değerlerimize yönelik bir saldırı olduğu zaman topyekûn sahip çıkabilsin. Bu anlamda birinci ödevimiz, bu. Biz öncelikle şu anda bunun mücadelesini yapıyoruz."
"Milletimizin gönlü ferah olsun"
Eğitim kurumu kurmak için başvuran kişiler ile buralarda çalışacakların ilgili kurumlarca araştırıldığını aktaran Tekin, ayrıca eğitim programlarının Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığınca onaylanmasına kadar tüm tedbir ve denetimlerin uygulandığını kaydetti.
Bakan Tekin, "Milletimizin bu anlamda gönlü ferah olsun. Bizim onay verdiğimiz, denetlediğimiz yapılar, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığımızın onayladığı, Millî Eğitim Bakanlığımızın denetlediği yapılardır." dedi.
Bu konuyla ilgili olarak, tutuklanan ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu ile tartışma yaşadıklarını hatırlatan Tekin, "Açtığını iddia ettiği yapılar resmen açılmamış. Resmen açılması için bizim tarafımızdan oradaki öğretim programlarının, yani müfredatın, orada çalışan kişilerin, oranın standartlarının bizim tarafımızdan denetlenmesi ve bizim ona akredite vermemiz gerekir." diye konuştu.
Çocuğunu özel öğretim kurumuna kayıt yaptırmak isteyen velilerin okulun tabelasında bulunan barkodu okutarak Bakanlık tarafından akredite edilip edilmediğine ulaşabileceklerini belirten Tekin, ailelerin akreditesi olan kurumlara çocuklarını rahatlıkla gönderebileceklerini söyledi.
"Türkiye Maarif Vakfı şu an 60'ın üzerinde ülkede"
Tekin, FETÖ'nün yurt dışında bulunan eğitim kurumlarındaki yapılanmasına da değindi.
Terör örgütünün Türkiye Cumhuriyeti devletinin büyükelçiliğinin veya temsilciliğinin bulunmadığı ülkelerde dahi arkasındaki küresel emperyal yapıyı kullanarak okul açtığına dikkati çeken Tekin, 2013'te ilgili kurumlar üzerinden yurt dışındaki FETÖ okullarıyla ilgili gerekli raporları oluşturduklarını hatırlattı.
Bakan Tekin, şunları kaydetti:
"15 Temmuz'dan sonra da hem Sayın Cumhurbaşkanımız hem de bizler, katıldığımız her toplantıda muadilimiz olan ülkelere şöyle bir analiz yaptık: Türkiye'de seçilmiş siyasi iktidara antidemokratik yollarla bir darbe planlayan bir yapıdır, bu. Hem bizimle olan hukukunuz açısından, Türkiye Cumhuriyeti devletinin demokratikliği açısından hem de sizin ülkenizde olası bir bu türden antidemokratik harekete girişebilme potansiyeli açısından sizleri uyarmak isteriz, diye biz bunu sürekli o ülkelerle paylaştık. Şimdi de aynı şeyi yapıyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanımız da bütün ikili görüşmelerinde bu anlamda ilgili devlet başkanını, hükûmet başkanını uyarıyor. Bizler de her toplantımızda bir taraftan bu uyarıları yapıyoruz. Diğer taraftan da eğer ülkenizde bir özel öğretim kurumuna ihtiyaç duyuyorsanız Türkiye Cumhuriyeti devletinin akredite ettiği resmî bir kamusal vakıf var, Türkiye Maarif Vakfı. Bu vakıf size bu anlamda ihtiyacınızı giderecek yatırım yapabilir, diye onlara taahhütte bulunuyoruz. Çok şükür, Türkiye Maarif Vakfı şu an 60'ın üzerinde ülkede 100 binin üzerinde öğrenciye eğitim veren bir yapıya kavuşmuş durumda."
"Antidemokratik girişimleri çocuklarımızın öğrenmesi elzem"
Bakan Tekin, "15 Temmuz" darbe girişiminin ardından öğrencilere demokrasinin önemini vurgulamak için yürütülen çalışmaları da anlattı.
Eski müfredatta genel anlamda cumhuriyet tarihi ile ilgili kısmın bir yere kadar geldiğini hatırlatan Tekin, "Atatürk'ün vefatının sonrası, çok yok müfredatımızda fakat Atatürk'ün bize bıraktığı miras Türkiye Cumhuriyeti devleti; demokratik bir devlet, anayasal bir devlet. Bizim çocuklarımızın bu yapıya, yani anayasalı yapıya, cumhuriyete ve demokrasiye yönelen tehditleri öğrenmesi ve bilmesi gerekir sahip çıkması açısından." değerlendirmesini yaptı.
Çocukların cumhuriyete ve demokrasiye yönelen tehditleri öğrenmesi ve bilmesi için çalışmalar yaptıklarını dile getiren Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dedik ki temel eğitim çağındaki çocuklarımızın cumhuriyet tarihini bugüne kadar öğrenmesi gerekir. Dolayısıyla 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat ve en son 15 Temmuz'da dâhil olmak üzere bütün bu antidemokratik ve vesayetçi girişimleri çocuklarımızın sağlıklı bir şekilde öğrenmesi, çocuklarımızın cumhuriyete sahip çıkması açısından elzemdir. Çocuklarımızın demokrasi kültürünün gelişmesi açısından elzemdir. Millî birliğimiz, beraberliğimiz, devletimizin bekası açısından elzemdir yaklaşımıyla hareket ettik ve çocuklarımıza bu süreci bu felsefeyle, bu mantaliteyle aktarmaya çalıştık."
"Biz bu konuda birinci derecede sorumlu bir yapıyız"
Bakan Tekin, Türk milletinin dünyada millet olma şuurunu ilanihaye taşımaya odaklanmış bir millet olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Dolayısıyla bizim devlet geleneğimize, millî birliğimize sahip çıkma potansiyelimiz ve durumumuz küresel emperyal yapıları inanılmaz derecede korkutuyor. Bizi biz yapan, bizi güçlü kılan şey bu bağlılığımız. Ben çocuklarımızın, ailelerimizin, öğretmenlerimizin hep beraber bu millî birliğimize, beraberliğimize, devlet geleneğimize sahip çıkacak şekilde davranmamızı arzu ediyorum. Benim de bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak bütün çabam, gençliğimden itibaren bu çizgide yürüdü. Bugün de bunu yapmaya çaba sarf ediyorum. Millî eğitim camiası olarak biz bu konuda birinci derecede sorumlu bir yapıyız. Biz, öğretmen arkadaşlarımızla beraber çocuklarımıza bu şuuru vermekle mükellefiz ve ben bütün öğretmen arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bu şuuru verecek şekilde de fedakâr bir şekilde davranıyorlar. Hepsine müteşekkirim."
Tekin, 15 Temmuz'un yıl dönümünde vatan uğruna canlarını feda eden tüm şehitleri rahmetle yâd ederek gazilere minnet ve şükranlarını sundu.
Bursa Milli Eğitim Haberleri
- 14-07-202622:23 Nuri Bey Eğitim ve Gençlik Merkezi Yıl Sonu Sergisi Ziyarete Açıldı
- 14-07-202622:23 BİLSEM ÖĞRETMEN SEÇME VE ATAMA SÖZLÜ SINAV SONUÇLARI AÇIKLANDI
- 14-07-202614:54 BAKAN TEKİN'DEN 10. YILINDA "15 TEMMUZ" DEĞERLENDİRMESİ
- 13-07-202616:40 LGS TERCİH SÜRECİ BAŞLADI
- 13-07-202616:40 LGS VE YKS ADAYLARINA 81 İLDE "TERCİH DANIŞMANLIĞI" HİZMETİ BAŞLADI
- 10-07-202621:54 MÜDÜRLÜĞÜMÜZ TEMMUZ 2026 AR-GE E-BÜLTENİ
- 10-07-202614:21 "2026 ORTAÖĞRETİME GEÇİŞ TERCİH VE YERLEŞTİRME KILAVUZU" YAYIMLANDI
- 10-07-202614:21 LGS KAPSAMINDAKİ MERKEZÎ SINAV SONUÇLARI AÇIKLANDI
- 09-07-202623:30 LGS TERCİH SÜRECİ İÇİN ÖĞRENCİ VE VELİLERE YÖNELİK KILAVUZ YAYIMLANDI
- 08-07-202617:32 YAZ SPOR OKULLARI COŞKULU TÖRENLE BAŞLADI

