Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullardaki silahlı saldırılarda hayatını kaybeden Ayla Kara Öğretmen'e ve öğrencilere Allah'tan rahmet, yaralı öğrencilere şifalar dileyen Tekin, menfur saldırıların arkasındaki tüm sebepleri en ince ayrıntısına kadar ortaya çıkarmak ve sorumluların hesap vermesini sağlamak için tüm güçleriyle çalışacaklarını vurguladı.

2002 yılından bu yana eğitimi bilgi, beceri ve değer bütünlüğü içinde ele almaya gayret ettiklerini aktaran Tekin, göreve geldikleri ilk günden itibaren millî ve manevi değerlerin oluşturduğu zemin doğrultusunda ailenin eğitimin asli paydaşı olarak görülmesinin, anne-baba ile çocuk arasındaki bağın kuvvetlendirilmesinin ve okul-aile iş birliğini güçlendirmek amacıyla farklı başlıklarda hayata geçirilen diğer çalışmaların bu anlayışın birer neticesi olduğunu kaydetti.

Bütün eğitim politikalarının nihai amacının kökleriyle sağlam bağlar kuran, çağın şartlarını doğru değerlendiren, imkânlarından istifade eden, anlam dünyası güçlü, iradesi sağlam, istikameti net, "fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür" nesiller yetiştirmek olduğunun altını çizen Tekin, şunları kaydetti:

"Ayla Öğretmen'imizin öğrencilerini korumak için kendisini siper eden vakur ve fedakâr duruşu, Fatma Nur Öğretmen'imizin, İbrahim Öğretmen'imizin, Aybüke Öğretmen'imizin ve Necmettin Öğretmen'imizin... Bu toprakların evlatları için canını ortaya koymuş tüm öğretmenlerimizin hatırası da büyük maarif ailesinin nasıl bir vicdan taşıdığını hepimize bir kez daha göstermiştir. Bu millet, çocuklarını işte böyle güzel insanlara emanet ediyor. Ben de bu büyük ailenin bir ferdi olarak öğretmenlere bugün huzurlarınızda bir kez daha şükranlarımı, hürmetimi ve minnetimi ifade etmek istiyorum çünkü onların ortaya koyduğu emek, sabır, merhamet, mesuliyet duygusu ve fedakârlık, bu memleketin geleceğini ayakta tutan büyük karakterin göstergesidir.

Şüphesiz ki acımız ortak. Yasımız ortak. Mesuliyetimiz ortak. Bu ortak mesuliyetin merkezinde gözümüzün nuru, en kıymetli varlığımız olan evlatlarımız bulunuyor. Bu ülkenin çocukları, bu toprakların nadide çiçekleridir. Her biri kendine özgü güzelliğiyle dünyamızı zenginleştirir, her biri kendi istidadıyla var olur. Esasında her biri başlı başına bir âlemdir. Toprağın bağrından binbir emekle yetişen bir çiçeğe nasıl ihtimam gösterilirse evlatlara da öyle bakmak, onları öyle korumak, onları öyle kuşatmak mecburiyetindeyiz."

"Yetkin ve erdemli insanı merkeze aldık" Tekin, okullara yönelik saldırıların ardından ilk andan itibaren devletin bütün kurumlarıyla sahada olduklarını bildirdi.

İlgili birimlerin süratle harekete geçtiğine, müfettiş görevlendirmelerinin yapıldığına ve psikososyal destek süreçlerinin başlatıldığına dikkati çeken Tekin, "Sayın Cumhurbaşkanımızın yakın takip ve talimatlarıyla İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve ilgili bütün kurumlarla tam bir eş güdüm içinde sürecin her aşamasını dikkatle takip ettik, etmeye de devam ediyoruz. Acılı aileler başta olmak üzere hiçbir aile kendisini yalnız hissetmemesi için gerekli desteği sürdürüyoruz." diye konuştu.

Göreve geldikleri günden itibaren çocukların güven içinde büyüdüğü, öğretmenlerin huzurla vazifesini sürdürdüğü "güvenli okul iklimi"ni daha da güçlendirmek için kararlı adımlar attıklarını vurgulayan Tekin, ilk olarak Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çalışmalarını başlattıklarını anımsattı. Modelle öğrencilerin sosyal-duygusal öğrenme becerilerini, okuryazarlık becerilerini geliştirmeyi, "erdem-değer-eylem" çerçevesiyle onlara millî ve manevi değerleri kazandırmayı hedeflediklerini söyleyen Tekin, böylece sağlıklı şahsiyetlerden oluşan huzurlu toplumun temel unsuru olan "yetkin ve erdemli" insanı merkeze aldıklarını belirtti.

"Okullarda Şiddetin Önlenmesi" Genelgesi'ni yayımladıklarını hatırlatan Tekin, Öğretmenlik Mesleği Kanunu'nda yapılan düzenlemeyle eğitim çalışanlarına yönelik hukuki destek mekanizmalarını daha güçlü biçimde işletmeye başladıklarını ifade etti.

Modelle medya, dijital ve bilgi okuryazarlığını müfredatın parçası hâline getirdiklerini ifade eden Tekin, dijital vatandaşlık eğitimi yaklaşımını güçlendirdiklerinin altını çizdi.

Türkiye'nin öncülüğünde dünyada ilk kez yayınlanan "Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi" doğrultusunda tedbirler silsilesi oluşturduklarını da bildiren Tekin, şöyle konuştu:

"Siber zorbalık, dezenformasyon ve çevrim içi riskler karşısında çocukları koruyan yeni bir dikkat geliştirdik. Sonrasında, bağımlılıkla mücadeleyi çocukların esenliği, karakter gelişimi ve okul aidiyetiyle birlikte ele aldık. Duygu-Değer Temelli Dijital Esenlik projesiyle çocukların teknoloji karşısında savunmasız kalan iç dünyasını daha yakından gözeten bir koruma çerçevesi kurduk. Dijital bağımlılık, teknoloji bağımlılığı, sigara ve tütün bağımlılığı ile akran zorbalığı başlıklarında eğitimleri yaygınlaştırdık."

Tekin, göreve geldikten sonra yapılan bazı faaliyetleri anlattı.

"İzleme sonuçlarına göre önlemlerimizi güçlendireceğiz"

Tekin, "güvenli okul" yaklaşımıyla okul iklimini sahada somut ve kurumsal tedbirlerle güçlendirdiklerini bildirdi.

İçişleri Bakanlığı ile koordineli biçimde geliştirdikleri "Okul Durum Değerlendirme Ölçeği" ile risk alanlarını daha sağlıklı tespit ettiklerini aktaran Tekin, bu ölçek sayesinde 2025-2026 eğitim öğretim yılında 1.136 okulda kolluk görevlisi ve 24 bin 214 güvenli eğitim koordinasyon görevlisi görevlendirdiklerini hatırlattı.

Yaşanan okul saldırılarının ardından ilgili tüm bakanlıklarla ortak değerlendirdikleri yeni önlemleri karara bağladıklarını vurgulayan Tekin, şu bilgileri paylaştı:

"Okul güvenliğini fiziki tedbirlerle birlikte dijital risk alanlarını da kapsayacak şekilde genişleterek ele alıyoruz. Bu iş birliği çerçevesinde siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık verecek, ilgili birimlerin kapasitesini güçlendirecek, dijital dünyanın karanlık alanlarında çocukları hedef alan riskleri yapay zekâ destekli takip ve analiz imkânlarıyla daha yakından izleyip izleme sonuçlarına göre önlemleri güçlendireceğiz. Bakanlıklar arası veri paylaşımını ve iş birliğini güçlendirecek, okulların çevresinden giriş-çıkış düzenine, riskli durumlara erken müdahaleden kurumlar arası eş güdüme kadar yeni çalışma modellerini devreye alacağız. İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile yürütülen veri entegrasyonu sürecini Bakanlık Yönetim Sistemi ile bütünleştirerek yapay zekâ destekli bir risk analiz ve erken uyarı sistemi oluşturuyoruz."

Devamsızlık eğilimleri, disiplin verileri, demografik yapı, okul riski ve suça yönelim gibi göstergeleri birlikte değerlendiren bu yapı sayesinde, tek başına sınırlı anlam taşıyan sinyalleri bütüncül biçimde okuyabilecek, ilgili birimleri erken aşamada harekete geçirebileceğiz. Aile ile okul arasındaki irtibatı daha da sağlamlaştırıyoruz. İki yıl önce başlatılan 'Veli Randevu Sistemi'ni daha etkin hâle getiriyoruz. Okul-aile-rehberlik sürecinin gündelik eğitim hayatının tamamında daha canlı ve işlevsel olmasını temin etmek istiyoruz. Dijital bağımlılık gibi risklere karşı velilere yönelik destek ve danışma hattını kısa süre içinde farklı yazılımlarla birlikte devreye alıyoruz. Velilerin çocuklarının maruz kaldığı dijital içerikleri daha yakından tanıması, riskleri daha erken fark etmesi ve gerektiğinde hızlı destek alabilmesi için yeni bir destek imkânı oluşturuyoruz.

"Duygu, Değer Temelli Dijital Esenlik" projesi, ülke genelinde yaygınlaştırılacak

Tekin, öğretmenler ve okul yöneticilerine "kriz yönetimi, sınıf içi müdahale, erken uyarı işaretlerini fark etme ve riskli durumlara doğru tepki verme" konularında kapsamlı eğitimler planladıklarını, okul iklimini ayakta tutan en güçlü rehber olarak öğretmenleri desteklemeyi sürdüreceklerini belirtti.

Öğrenciler için psikososyal destek mekanizmalarını daha da güçlendireceklerini aktaran Tekin, "Hâlihazırda 23 ilde pilot olarak başlatılan Duygu, Değer Temelli Dijital Esenlik projemizi genişleterek ülke sathına yaygınlaştıracağız. Çocuğun iç dünyasını dikkate alan yaklaşımlarla netice alabileceğimizi biliyoruz. Bu sebeple koruyucu, önleyici ve iyileştirici bütün araçları birlikte işleteceğiz." diye konuştu.

Tekin, açıklamasına şöyle devam etti:

"Riskleri erkenden fark eden, etkili ve zamanında müdahale üreten rehberlik kapasitesini daha hassas hâle getireceğiz. Çocukların sessizce içine kapandığı, görünürde fark edilmeyen ama zamanla derinleşen kırılma alanlarını daha erken öngörebilen, uygun destek mekanizmalarını vakit kaybetmeden devreye alabilen yapay zekâ desteğiyle rehberlik sistemini daha güçlü bir hâle getireceğiz. Bunlarla birlikte, çocukların güvenliğini tehdit eden risk alanlarının bir kısmı okul dışındaki faktörler olarak medya içeriklerinden dijital platformlara, hukuki caydırıcılıktan kurumlar arası denetim ve koordinasyona kadar uzanan daha geniş bir bakış açısı gerektiriyor. Bu nedenle, ilgili bütün bakanlıklar, kurullar ve kurumlarla birlikte topyekûn mücadele anlayışıyla şiddeti özendiren içeriklere karşı daha güçlü bir takip ve denetim çerçevesi oluşturuyoruz.

Bu doğrultuda, risk barındıran dijital platformlar dâhil tüm mecralarda çocukları koruyacak teknik ve hukuki tedbirleri almak, yaş doğrulama ve içerik güvenliği başlıklarında yeni uygulamaları devreye almak, çocukların erişimine açık risk alanlarına karşı caydırıcılığı artırmak ve bütün bu süreçleri müşterek bir eylem planı içinde yürütmek üzere kapsamlı bir hazırlık içindeyiz. Bu çerçeveyi okul güvenliğinden aile desteğine, rehberlik hizmetlerinden dijital risk yönetimine, medya takibinden hukuki koruma mekanizmalarına kadar bütün boyutlarıyla kapsayan güçlü bir politika setiyle tahkim ediyoruz. 'Güvenli okul iklimi' inşa etme meselesinde hiçbir tereddüde, hiçbir boşluğa asla izin vermeyeceğiz."

Öğrenci ve öğretmenlerin huzurunu, okulların güvenliğini en güçlü şekilde sağlamak için gereken her tedbiri aldıklarını ifade eden Tekin, "Bu ağır imtihanın karşısında asla geri durmayacağız. Bu ülkenin çiçeklerini asla soldurmayacağız. Öğrencilere, öğretmenlere ve milletin istikbaline her daim sahip çıkacağız." dedi.

Soruları yanıtladı

Tekin, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Güvenlik tedbirlerine ilişkin bir takvimin olup olmayacağına ilişkin soru üzerine Tekin, şu yanıtı verdi:

"Bütün kamu kurumlarını ilgilendiren tedbirler var. Bunlardan bir kısmı Millî Eğitim Bakanlığının doğrudan alması gereken tedbirler. Onlarla ilgili takvimi biz sürekli güncel bir biçimde tamamlanan bütün tedbirleri kamuoyuyla paylaşacağız. Onun dışında Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısının koordinesinde yürüyen 6 aylık ve uzun vadeli tedbirlerle ilgili bakanlıklar ve yasama organıyla beraber -çünkü bunların bir kısmı başka bakanlıkların da olayın içine dâhil olmasını gerektiriyor- bir kısmı Türkiye Büyük Millet Meclisinde milletvekillerinin katkısıyla çıkaracağımız yasal düzenlemelerle mümkün olabilecek. Dolayısıyla bunların hepsini peyderpey güncel bir biçimde kamuoyuyla paylaşacağız."

"Özellikle İçişleri Bakanlığıyla yapılacak çalışmalarla ilgili atılacak adımları biraz daha detaylandırabilir misiniz?" soru üzerine Tekin, her eğitim öğretim yılının başında İçişleri Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı; taşrada valilerle il millî eğitim müdürlerinin, kaymakamlarla ilçe millî eğitim müdürlerinin, ilçedeki diğer yetkililerle her bir okul için bir risk haritası oluşturduğunu anımsattı.

Ardından normal koşullarda eğitim öğretim başladığında bir ölçeklendirme yaptıklarını ve bu ölçeklendirmeye göre okulun ihtiyaç duyduğu güvenlik tedbirlerini aldıklarını söyleyen Tekin, riskli görülen okullarda 24 saat kolluk görevlisinin beklemesi, bazı okullarda belli aralıklarla devriye araçlarının çalışması gibi etkinliklerin sürekli planlandığını söyledi.

Bunun dışında ihtiyaca yönelik yine aynı şekilde valiler ve kaymakamların bu toplantıları daha sık yapıp bu tedbirleri farklılaştıran lokal özelliklere göre adımlar attıklarını belirten Tekin, "İçişleri Bakanlığı ile yaptığımız tedbirler kabaca şu minvalde yürüyecek: Biz okullarımızdan hangi okulumuzda hangi tür tedbir alacağımıza ve bu tedbirin ihtiyaç duyduğu fiziki yatırım ne ise... Okulun inşa sürecinden tutun, okuldaki dedektörden x-ray cihazlarına kadar okulların fiziki özelliklerine göre İçişleri Bakanlığı ile birlikte bu okulları tekrar masaya yatırıyoruz. Alınan güvenlik tedbirlerinin daha sağlıklı sonuçlar vermesi için aksayan yönler varsa onları İçişleri Bakanlığı ile tek tek Türkiye'deki 60 binin üzerindeki okulu bu perspektifle yeniden gözden geçiriyoruz. İçişleri Bakanlığı ile okullardaki risk haritası ile ilgili geliştirdiğimiz ölçeği daha hassas bir hâle getiriyoruz, oradaki kriterleri yeniden gözden geçiriyoruz."

Haber: Dursun BÖLÜK

Önceki Haber 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Coşkuyla Kutlandı
Sonraki Haber Öğretmenlerin İl İçi İsteğe Bağlı Yer Değiştirme Duyurusu Yayınlandı

Yorum Yap