Eskişehir Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bünyesinde görev yapan meslek elemanlarının afet ve acil durum süreçlerindeki müdahale kapasitesini artırmak amacıyla üç gün sürecek olan “Afet ve Acil Durumlarda Psikososyal Destek Eğitimi” hayata geçirildi.
Eskişehir Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Orhan Bayrak’ın açılış konuşmasıyla başlayan programda, Türkiye’nin jeopolitik konumu itibarıyla deprem ve afet riskine açık bir coğrafyada yer aldığına dikkat çekildi. Bayrak, kurum personelinin sahada “kırmızı yelekliler” olarak bilinen ana çözüm ortaklarından biri olduğunu vurguladı. Gölcük depreminden 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlere ve Ağrı’daki ağır trafik kazalarına kadar sahada edindiği tecrübeleri katılımcılarla paylaşan Bayrak, sosyal hizmet çalışanlarının kriz anlarındaki hayati rolüne değindi.
“Sahada Anne Şefkati ve Baba Disipliniyle Her Yerdeyiz”
Afet bölgelerinde görev yapan personelin yalnızca görev tanımıyla sınırlı kalmadığını belirten Orhan Bayrak, sahadaki fedakarlıklar hakkında şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bizler sahada vatandaşın iyiliği için her türlü işe gönüllü koşan bir ekibiz. Bazen anne şefkatiyle yaklaşıyor, bazen baba disipliniyle hareket ediyoruz; yeri geliyor çadır kuruyor, yeri geliyor erzak dağıtıyoruz. Adıyaman’da birinci derece yakınlarını kaybetmiş mesai arkadaşlarımızın dahi kendi acılarını kalplerine gömerek, ‘bu benim görevim değil’ demeden büyük bir mesleki hassasiyetle çalıştıklarına şahit olduk. Bu özverili çalışmalar sayesinde halkımızda sosyal hizmetlere karşı çok güçlü bir güven oluştu.”
Kurumlar Arası Koordinasyonda Sosyal Hizmetler Vurgusu
Afet sahasında emniyet, jandarma ve sağlık gibi birçok kurumun görev yaptığını, ancak hepsinin birleştiği ortak paydanın sosyal hizmetler olduğunu ifade eden İl Müdürü Orhan Bayrak, düzenli veri akışının ve ihtiyaç tespitinin kendi birimleri tarafından sağlandığını belirtti. Engelli bireylerin, kronik hastaların ve bebekli ailelerin ihtiyaçlarından ilaç teminine kadar her detayın sosyal hizmet uzmanlarının mesleki refleksleriyle tespit edildiğini, diğer kurumların da saha koordinasyonunu bu veriler doğrultusunda şekillendirdiğini kaydetti.
Sosyal hizmet çalışanlarının olaylara bakış açısının önemine işaret eden Bayrak, teorik eğitimlerin kıymetli olduğunu ancak sahada kitabi bilgilerin ötesini görebilmenin ve görünmeyen ihtiyaçları tespit etmenin temel mesleki sorumluluk olduğunu ifade etti. Üç gün sürecek eğitimin verimli geçmesini dileyen Bayrak, sürecin meslek elemanlarının tecrübe ve katkılarıyla interaktif bir şekilde yürütüleceğini sözlerine ekledi.