Bakan Tekin mesajında şu ifadelere yer verdi:

"Sevgili Öğrencilerim, Değerli Meslektaşlarım, Kıymetli Velilerim,

Milletçe bizleri birbirimize kenetleyen, sadakat ve teslimiyetin en somut nişanesi olan mübarek Kurban Bayramı'na bir kez daha erişmenin huzurunu ve vakarını yaşıyoruz.

Hepinizin Kurban Bayramı mübarek olsun...

Bayramlar, gündelik telaşların ve maddi uğraşların ötesine geçerek özümüze döndüğümüz; paylaşmanın, yardımlaşmanın ve diğerkâmlığın ikliminde kalplerimizi tazelediğimiz müstesna zaman dilimleridir. Bayram, kökleri binlerce yıllık medeniyet tasavvuruna dayanan, toplumsal sözleşmeyi kardeşlik ve merhametle yeniden imzaladığımız bir tefekkür iklimini temsil eder. Maarif davasının merkezinde yer alan 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.' düsturu, bayramın ruhuyla birleşerek bizlere sorumluluklarımızı yeniden hatırlatmaktadır.

Kurban Bayramı; fedakârlığın, vefanın ve emanet bilincinin yeniden hatırlandığı müstesna bir duraktır. Bir toplumun gerçek gücü, sahip olduğu imkânlardan önce birbirine gösterdiği sadakat, zor zamanlarda sergilediği dayanışma ve ortak değerlerine sahip çıkma iradesinde saklıdır. Bayramlar; kırgınlıkların onarıldığı, uzakların yakın edildiği, yalnızların hatırlandığı zamanlardır. Temennim odur ki bu Kurban Bayramı da toplumsal hafızayı diri tutan, kardeşlik duygularını kuvvetlendiren ve ortak vicdanı yeniden tahkim eden güçlü bir irfan iklimi oluştursun.

Bugün en önemli görevlerden biri de çocukların ve gençlerin bu iklimi yaşayarak büyümesini sağlamaktır. Değer aktarımı ancak görülerek, hissedilerek ve paylaşarak sağlanır. Büyüklerin duasına, aile sofralarının bereketine, komşuluk hukukuna ve yardımlaşma kültürüne temas eden her çocuk, bu milletin vicdan mirasını da geleceğe taşıyacaktır.

Kurban; bencilliği terk edip 'biz' olmanın, başkasının derdiyle dertlenmenin ve sahip olunan nimetleri bölüşerek çoğaltmanın en ulvi yoludur. Bu manayı idrak ederken Gazze'de, insanlığın gözü önünde ağır bir imtihandan geçen kardeşlerimizi de yüreğin en müstesna yerinde taşıyoruz. Bayramın yüklediği merhamet, adalet ve kardeşlik sorumluluğu, dünyanın neresinde olursa olsun mazlumun sesine kulak vermeyi; çocukların, annelerin ve masumların hukukunu savunmayı vicdani bir vazife olarak önümüze koymaktadır.

Türkiye Yüzyılı idealini inşa edecek olan nesillerin bu kadim değerleri hayatın bizzat içinde tecrübe ederek karakterlerine nakşetmelerini elzem görüyoruz. Evlatların ekranın gölgesinde kalmak yerine hayatın içinde, ailelerinin şefkatinde, büyüklerin dizinin dibinde ve şehirlerin vicdanını taşıyan sosyal dokunun içinde büyümesi, ülkenin bekası bakımından hayati bir önem taşımaktadır. Bu mübarek günlerin, gençlerin gönül dünyasında adalet, merhamet ve sorumluluk duygularını kökleştirmesini temenni ediyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle evlatları birer 'emanet' bilinciyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerin, eğitim süreçlerinin en önemli paydaşı olan velilerin ve geleceğin teminatı olan sevgili öğrencilerin Kurban Bayramı'nı en kalbî duygularla tebrik ediyorum.

Rabb'imden, bu mübarek günlerin hanelere bereket, gönüllere ferahlık ve tüm İslam âlemine huzur getirmesini niyaz ediyor; kurbanların Hak katında makbul, birliğin ve dirliğin daim olmasını diliyorum."

Haber: Dursun BÖLÜK

Önceki Haber Maarifin Yüz Akı Dergisinin Yeni Sayısı Aile Temasıyla Yayında
Sonraki Haber Güzel Sanatlar Liseleri Tarafından Hazırlanan Millî Takım Marşları Halk Oylamasına Sunuldu

Yorum Yap