BAKAN TEKİN, TÜRKİYE EĞİTİM TEKNOLOJİLERİ ZİRVESİ'NE KATILDI
28
Güncelleme : 26.06.2026 16:28
Yayın : 26.06.2026 16:20
Türkiye Eğitim Teknolojileri Zirvesi ve Fuarı (TETZ 2026), Bakan Tekin'in yanı sıra yaklaşık 20 ülkenin eğitim bakanları, bakan yardımcıları ve üst düzey bakanlık yetkililerinin katılımıyla İstanbul'da başladı. 
 
Zirvenin açılışında bir konuşma yapan Tekin, yapay zekânın bilginin üretiminden öğrenme süreçlerine, ölçme ve değerlendirmeden eğitim yönetimine geniş bir alanı yeniden şekillendirdiğini söyledi.
 
Zirvenin temasının "Dijital Çağda İnsan Yetiştirmek: Barış Kültürü, Değerler, Kimlik ve Gelecek" olarak belirlendiğini ifade eden Tekin, zirvede yapay zekâ uygulamalarının eğitim üzerindeki etkilerinin ve geleceğin maarif anlayışının hangi değerler etrafında inşa edileceğinin ele alınacağını dile getirdi.
 
2025-2026 eğitim öğretim yılının tamamlandığını hatırlatan Tekin, ülke genelinde 1 milyon 200 binin üzerinde öğretmen ve yaklaşık 18 milyon öğrenciyle eğitim sürecinin devam ettiğini belirterek öğretmenlere ve velilere teşekkür etti.
 
Teknolojinin tarih boyunca insanın tabiatla, üretimle ve bilgiyle kurduğu ilişkiyi dönüştürdüğünü vurgulayan Tekin, şöyle konuştu:
 
"Algoritmalar, önümüze çıkan haberden dinlediğimiz müziğe kadar, kurduğumuz ilişkilerden kendimiz hakkında taşıdığımız kanaate kadar, alışveriş hayatımızdan düşüncemizi yönlendirmeye kadar her alanda var. Kişiye göre şekillenen bu akışlar, insanları çoğu zaman ortak bir hakikat etrafında buluşturmak yerine, her birini kendi dar dünyasına hapsediyor. Oysa hem demokratik hayatı hem de toplumsal barışı ayakta tutan, farklı insanların aynı meseleyi serinkanlı bir biçimde istişare edebildiği, birbirlerini dinleyip anlayabildiği o ortak zemindir. Bu zemin aşındıkça bilgimizle beraber bir arada yaşama, uzlaşma ve dayanışma kabiliyetlerimizi de kaybediyoruz. Böylece teknoloji, ekonominin ve üretimin sınırlarını aşarak algımızı, hafızamızı, dilimizi, ilişkilerimizi, en sonunda kimliğimizi etkileyen büyük bir kültürel sürece dönüşüyor."
 
Bakan Tekin, teknoloji ve yapay zekâ dönüşümüyle ortaya çıkan insan onuru ve etik meselesine dikkati çekerek insanı koruyacak zemini hep birlikte inşa etmek zorunda olduklarının altını çizdi.
 
"Asıl mesele, teknolojinin etkisini kendi medeniyet tasavvurumuz doğrultusunda yönetebilmek"
Dijital platformlar ve algoritmaların çocukların gördüğü, takip ettiği ve zaman ayırdığı içerikler üzerinde etkili olduğunu belirten Tekin, "Kendi dilini, kültürünü, eğitim anlayışını, aile ve toplumsal yapısını dijital dünyada var edemeyen topluluk, evlatlarının zihinsel ve kültürel gelişimi üzerinde söz söyleme hakkını, yönlendirme hakkını yapay zekâya ve algoritmalara bırakmış demektir. Önümüzdeki asıl mesele, teknolojinin taşıdığı bu büyük riski ve etkiyi kendi insan ve medeniyet tasavvurumuz doğrultusunda yönetebilmektir. Biz bu mesele karşısında çağı reddeden bir inzivayı da ona teslim olan bir edilgenliği de tercih etmemeliyiz. Çağın en ileri teknolojilerini cesaretle kucaklamalıyız fakat onların evladımızın ruhunu yazan kalem hâline gelmesine rıza göstermemeliyiz. Bilmeliyiz ki bir milletin asıl kudreti, sahip olduğu teknolojik imkânları elinde tutan nesillerin gönüllerindeki pusulada gizlidir." diye konuştu.
 
Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında öğretim programlarının bu anlayışla yenilendiğini, çocukların dünyayla bağını koparmadan kendi kimlikleriyle ilişki kurabilecekleri bir eğitim zemini oluşturmaya çalıştıklarını kaydetti.
 
Dijital dünyada çocukların mahremiyetinin korunmasının önemine işaret eden Tekin, "Çocuklarımızın çevrim içi ortamda bıraktığı her iz ilgilerine, kabiliyetlerine, alışkanlıklarına ve hayatlarına dair bize emanet edilmiş mahrem birer bilgidir. Bu emaneti başka ellerin tasarrufuna bırakmak, evlatlarımızı farkında olmadan kendi hayatının öznesi olmaktan çıkarıp işlenen bir veriye dönüştürmek demektir. Mahremiyetten kültürel aidiyete kadar bütün tercihlerimizin ardında aynı insan tasavvuru var. Biz çağın imkânlarına hâkim olan; bilgisini vicdanıyla, gücünü merhametiyle, kabiliyetini sorumluluk duygusuyla dengeleyen bir nesil yetiştirmek istiyoruz. Köküne bağlı kaldığı kadar başkasının hakkına saygı duyan, farklılıklarla birlikte yaşamayı bilen, elindeki gücü adaletle kullanan bir insan, kısacası iyi insan" ifadelerini kullandı.
 
Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nde ve attıkları her adımda bu gayeyi gözetmeye çalıştıklarını, teknolojiyi yönetecek ve onu doğru istikamete sevk edecek insanı da yetiştirmek istediklerini vurguladı.
 
Eğitim teknolojileri alanında Türkiye'nin önemli bir kapasite oluşturduğunun altını çizen Tekin, okullardaki dijital altyapı yatırımlarına değindi.
 
"Uluslararası araştırmalar, eğitim sistemimizde yıllar içinde sağlanan ilerlemeyi açıkça ortaya koyuyor"
Eğitim teknolojilerinin yanında fiziki kapasitenin ve insan kaynağının da önemli olduğuna dikkati çeken Tekin, Türkiye'nin son yirmi iki yılda devrim niteliğinde yapılan işlerle şu anda derslik başına düşen öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı gibi referanslar açısından uluslararası göstergelerin üzerine çıktığını aktardı.
 
Türkiye'nin eğitim teknolojileri alanında kurduğu güçlü kapasitenin, kendi sınırlarının ötesine uzanan bir birikime dönüştüğünü dile getiren Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"OECD ülkeleri arasında okullarına teknolojik altyapı sağlama bakımından en üst sıralarda yer almamız, yıllar boyunca attığımız adımların ulaştığı seviyeyi gösteriyor. Uluslararası araştırmalar da eğitim sistemimizde yıllar içinde sağlanan bu ilerlemeyi açıkça ortaya koyuyor. PISA 2022'de OECD genelinde matematik ve fen puanları gerilerken Türkiye fen bilimlerindeki puanını artırdı, matematikteki seviyesini korudu. TIMSS 2023'te 4. sınıf matematik alanında puanını en fazla yükselten ülke Türkiye oldu. 4. sınıf fen bilimlerinde bütün ülkeler arasında dördüncü, OECD ülkeleri arasında ise ikinci sıraya geldik. 8. sınıf düzeyinde de matematik ve fen bilimlerinde puanını en fazla artıran ülkelerden biri olduk."
 
Tekin, Türkiye'nin eğitim teknolojileri alanındaki tecrübesini farklı ülkelerle paylaştığına, dijital dönüşümün ülkelerin birlikte değerlendirmesi gereken konuları beraberinde getirdiğine işaret etti.
 
Zirvede 20'ye yakın ülkeden eğitim bakanlıklarının aynı masa etrafında buluşmasını da önemli gördüğünü ifade eden Tekin, "Zira dijital dönüşüm bütün ülkelerin birlikte düşünmesi gereken meseleleri de beraberinde getiriyor. Çocuklarımızın mahremiyetinin korunması, teknolojik imkânlara adil erişim, kültürel çeşitliliklerin yaşatılması ve yapay zekânın insan onurunu gözeten bir zeminde geliştirilmesi, bütün insanlığın ortak mesuliyet alanıdır." dedi.
 
YEĞİTEK Genel Müdürü Canlı: "Teknolojik gücü etik sorumlulukla dengelemek ortak sorumluluğumuz"
Millî Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri (YEĞİTEK) Genel Müdürü Mustafa Canlı da konuşmasında teknolojiyi üretenle eğitimi yürüteni bir araya getiren bu birlikteliğin, geleceğin yol haritasını hep birlikte çizme imkânı tanıdığı için büyük önem taşıdığını söyledi. 
 
Eğitim teknolojilerinin, bir teknik destek aracı olmaktan çıkıp sınırları aşan devasa bir küresel pazara dönüştüğünü ifade eden Canlı, "Bu alanın egemen oyuncuları, bugün dünyanın dört bir yanındaki sınıfları birer hedef pazar olarak görüyor. Oysa eğitime giren her ara yüzün ardında bir pedagoji, bir bilgi anlayışı ve bir öğrenci tasavvuru gizlidir. Bu yüzden bir eğitim teknolojisinin asıl ölçüsü, işlem gücünün yüksekliğinden çok, hangi insanı büyütmeye talip olduğudur. Bilgiyi en hızlı biçimde aktaran bir sistem bile çocuklarımızı bir veri noktasına indirgediği anda eğitimin asıl gayesini ıskalar." dedi. 
 
Yapay zekâyı eğitim sistemine hızla taşırken bu gücün kıymetini akademik başarı grafiklerindeki birkaç puanlık yükselişle ölçmediklerini ifade eden Canlı, "Bizim için yapay zekânın asıl imtihanı, çocuklarımızın önündeki fırsat eşitsizliğini onarıp onaramadığında, farklı dünyaların çocuklarını birbirine yaklaştırıp yaklaştıramadığında görünür hâle geliyor. Teknolojik gücü etik sorumlulukla dengelemek ve eğitimde küresel tekellere karşı her toplumun kendi değerleriyle var olabileceği adil alternatifler üretmek ortak sorumluluğumuzdur." değerlendirmesinde bulundu. 
 
Türkiye Eğitim Teknolojileri Zirvesi'nin açılışı, aile fotoğrafı çekimiyle tamamlandı. Zirvenin açılışına Millî Eğitim Bakan Yardımcıları Celile Eren Ökten, M. Bilal Macit ve Cihad Demirli ile birim amirleri de katıldı.

Haber: Dursun BÖLÜK

Önceki Haber 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Sene Sonu Mesajı
Sonraki Haber Bursa'da 615 Bin 880 Öğrenci Karnelerini Aldı, Yaz Tatili Başladı

Yorum Yap