Öğretmenlerin kültür, sanat, edebiyat, eğitim ve düşünce dünyasına katkılarını görünür kılmak amacıyla yayımlanan derginin yeni sayısında, şiirden söyleşiye, edebiyat incelemelerinden psikolojik çözümlemelere, hatıra yazılarından küçürek öykülere kadar farklı türlerde içerikler yer aldı.

2025-2026 eğitim öğretim yılını 20. sayısıyla tamamlayan İstanbul Akademi, yeni sayısında Osmanlı Devleti'nin manevi kurucu şahsiyetlerinden Şeyh Edebali ile divan şiirinin önemli isimlerinden Bâkî'yi dosya konusu olarak ele aldı.

Derginin 20. sayısı, Seval Karadeniz imzalı şiirle başlıyor. Şiirin ardından yer alan dosya bölümünde, ölümünün 700. yılı dolayısıyla Şeyh Edebali, doğumunun 500. yılı dolayısıyla da "Sultânü'ş-şuarâ" olarak anılan Bâkî, farklı yönleriyle değerlendiriliyor.

Dosya kapsamında Prof. Dr. İskender Pala ile yapılan söyleşide, Bâkî'yi yetiştiren kültürel ve edebî iklim, şairin divan şiirindeki yeri ve Kanunî Sultan Süleyman ile ilişkisi ele alınıyor. Prof. Dr. Hasan Kaplan ise yazısında Bâkî'nin şiir dünyasını değerlendiriyor.

Dergide Şeyh Edebali dosyası da edebiyat ve tarih ekseninde kapsamlı biçimde işleniyor. Dr. Hasan Özdemir, Tarık Buğra'nın Osmancık eserindeki Şeyh Edebali portresini; Hasan Erimez, Kemal Tahir'in Devlet Ana romanındaki Şeyh Edebali profilini inceliyor. Dr. Hilal İşçi Yiğit ise tarihçi bakışıyla Şeyh Edebali'nin şahsiyetini ve tarihî önemini değerlendiriyor.

Yeni sayıda, Dr. Harun Tuncer'in "iktibas" türü kapsamında hazırladığı çalışma da yer aldı. Tuncer, Süleyman Nazif'in "Hz. İsa'ya Mektup" başlıklı yazısını Osmanlı Türkçesinden Latin harflerine aktararak okuyucularla buluşturdu.

Derginin dikkat çeken içeriklerinden biri de Rasim Özdenören'e ait daha önce dergide yayımlanmamış bir konuşma oldu. Bir radyo programı kaydından hazırlanan konuşmanın, edebiyat tarihine katkı sunabilecek yeni bilgiler içerdiği belirtildi.

Tahsin Yıldırım, Türk edebiyatında iz bırakmış isimlerin öğretmenlik yönlerini ele aldığı yazılarına bu sayıda Behçet Necatigil ile devam etti. Yıldırım, Kabataş Lisesi'nde birçok edebiyatçının yetişmesine katkı sunan ve öğrencileriyle dergi çıkaran Necatigil'in öğretmenlik kimliğini değerlendirdi.

Uzm. Psk. Dan. Betül Coşkun ise dünya edebiyatının klasik eserleri arasında yer alan Küçük Prens kitabını psikolojik kuramlar ışığında ele aldı. Yazıda Küçük Prens, tilki ve gül arasındaki ilişki farklı bir bakışla yorumlandı.

Dergide ayrıca "Eski Fotoğraflarla Bayramlaşmak" başlıklı veda yazısı ile Özgür Barış Polat'ın "Bazı Sınavlar Kazanılmak İçin Değildir" başlıklı yazısı da okuyucuların ilgisine sunuldu.

İstanbul Akademi'nin 20. sayısı, İstanbul Öğretmen Akademileri Edebiyat Akademisi bünyesinde açılan Öykü Atölyesi'ni başarıyla tamamlayan iki öğretmenin küçürek öyküleriyle tamamlandı.

Derginin yeni sayısında, öğretmenlerin edebiyat, düşünce ve kültür alanındaki üretimlerinin desteklenmesinin yanı sıra İstanbul'un eğitim iklimine katkı sunan akademik ve kültürel birikimin görünür kılınması amaçlandı.

İstanbul Akademi'nin 20. sayısı, öğretmenlerin kaleminden yükselen edebî ve fikrî üretimi okuyucularla buluşturarak eğitim ve kültür dünyasına katkı sunmayı sürdürüyor.

Dergiye ulaşmak için

Haber: Dursun BÖLÜK

Önceki Haber Vefat ve Başsağlığı İlanı
Sonraki Haber 22. Edebiyat Bülteni Şiir Gecesi Usta Şairlerin Katılımıyla Düzenlendi

Yorum Yap