Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) için hazırlanan alan, yapılar ve ulaşım ağları, 12 günlük organizasyonun ardından Antalya’nın marka değerine katkı sunmaya devam edecek. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda 9-20 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilmesi planlanan dünyanın en büyük iklim zirvesi kapsamındaki çalışmalar aralıksız sürdürülüyor.
On iki gün sürecek konferansın tamamlanmasının ardından kente gelen konuklar ayrılacak ancak COP31 vesilesiyle hayata geçirilen yatırımlar Antalya'da kalacak. Organizasyon; Antalya’nın yalnızca bir turizm destinasyonu olarak değil, aynı zamanda küresel kararların alındığı, uluslararası yatırımların ele alındığı ve sürdürülebilirlik çözümlerinin üretildiği bir merkez olarak dünyaya tanıtılmasına zemin hazırlayacak. 190’dan fazla ülkeden diplomatların, iş insanlarının, uluslararası kuruluşların ve dünya medyasının katılımıyla kentin uluslararası marka değerinin güçlenmesi öngörülüyor.
Antalya İçin Küresel Kazanımlar ve Kongre Turizmi
Zirve sonrasında kente yönelik uluslararası kongre ve konferans taleplerinin artması, sürdürülebilir turizm destinasyonu kimliğinin pekişmesi ve küresel görünürlüğün kalıcı hale gelmesi bekleniyor. COP31 ile birlikte kentin güçlü turizm ve konaklama altyapısı uluslararası ölçekte daha görünür hale gelecek. Otel kapasitelerinin uluslararası kongre turizmindeki konumu güçlendireceği hedefleniyor.
EXPO Alanında Kalıcı Altyapı ve Fuar Merkezi
EXPO 2016 alanında gerçekleştirilen yatırımlarla Antalya’ya ulusal ve uluslararası fuarlara, kongrelere ve büyük ölçekli organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek kalıcı bir altyapı kazandırılıyor. Oluşturulan bu kapasitenin yalnızca COP31 dönemiyle sınırlı kalmayarak gelecekteki uluslararası buluşmalara da ev sahipliği yapabilecek teknik ve fiziksel imkânlar sunacağı belirtildi.
Ulaşım ve Raylı Sistem Yatırımları
Ulaşım ve metro bağlantısına yönelik yatırımlar da konferans sonrasında Antalya halkına hizmet vermeyi sürdürecek. Böylece COP31’in mirası yalnızca iklim müzakerelerinden çıkan kararlar olmayacak; şehirde kalan altyapı, yeni ekonomik kapasite, uluslararası bağlantılar ve kentin güçlenen küresel marka değeri kalıcı kazanımlar arasında yer alacak.